Yapılan araştırmalara göre, bilişim
projelerinin yüzde 50’ye yakını başarısızlıkla sonuçlanıyor.
Peki katil kim? Olağan şüphelilerde sıralama
genelde şu şekilde:
1. Yazılımcılar,
2. Proje
Yöneticileri,
3. Test Mühendisleri,
4. İş Analistleri,
5. Tasarımcılar.
Katili
bulabilmek için, proje boyunca müşteri tarafından gelen talepleri
irdeleyelim:
• Aslında şuraya bir tane de link koyup pıt
diye bir pencere açılsa, oradan telefona mesaj atılsa...
• Yapmışken
finans modülünün yanında
satış modülünü de eklesek, komple bir çözüme sahip olsak...
• Ekrana
her detayı koyalım ki ileride başka bir özelliğe ihtiyacımız olursa
tekrar ekleme yapmak zorunda kalmayalım...
• Bakarsınız programı
bitirdikten sonra bunu başka şirketlere de satarız...
• İstediklerimizin
hepsi çok önemli; bu yüzden hepsinin hemen yapılması gerekli zaten
basit şeyler istedik...
• ...
Bu listeyi görünce film
boyunca en masumane karakter olan müşterinin aslında canavar bir katil
olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil. Peki katilin kim olduğunu
biliyorsak, bu katili yola getirmenin sırrı ne? Tabii ki cevap,
müşteriyi bilinçlendirmek; ama nasıl?
1. Risk bazlı
yaklaşımla stratejik önemi en yüksek ve en kolay yapılabilir istekleri
net bir şekilde belirlemek,
2. Doğru işi yapmaya başlamak
(Doing the right thing),
3. Sonra da işi doğru yapmak (Doing it
right).
Bunları söylemek kolay; asıl nasıl yapılabileceğinden
bahsedin de görelim, dediğinizi duyar gibi oluyorum. Bunlara karşılık
gelen üç kavram var yazılım mühendisliğinde:
• Risk bazlı
geliştirme,
• Kara kutu testleri (Black-box tests) ? Doing the
right thing,

• Beyaz
kutu testleri (White-box tests) ? Doing it right.
Bunları kısaca
anlatacak olursak:
• Risk bazlı geliştirme: Projeye dahil
olan paydaşların dahil olacağı çalıştaylarla alttaki şekle benzer bir
risk haritası çıkarmak
• Yukarıdaki grafikte
belirlenen stratejik önemi en yüksek ve en kolay yapılabilir isteklerin
doğru bir sırada ve şekilde yapıldığını kontrol etmek. Programın
içindeki akışa değil de programın girdi ve çıktılarına odaklanmak. Başka
bir deyişle, müşteri sandalye istediyse ona ‘Ama biz sizin için çok
güzel bir masa yaptık!’ dememek.

• Daha sonra da sandalyeyi onun istediği
ergonomik özelliklerde ve sağlamlıkta tam zamanında teslim etmek.
Programın iç dinamiklerine odaklanmak.
Katilimiz belliyse,
önlemimizi almak hiç de zor değil. Önlem, iyi çalışan test süreçlerine
ve organizasyonuna sahip olmak.